Anaokulu Müdürlerinin Etkili Liderlik Özelliklerine Sahip Olma Düzeyleri
Bir Kamu Hizmeti Olarak Okul Yönetimi
Okullardaki Formal Yapı ve Bireysel Davranışlar Arasındaki İlişkiler Üzerine Bir Derleme Çalışması
 
 
Makaleler  
Üstün Yetenekli Öğrencilere Genel Bir Bakış: Öğretmen Değerlendirmesi

Özet: Yapılan çalışmanın amacı Türkiye’deki ilkokul ve ortaokullarda görev yapan öğretmenlerin üstün yetenekli öğrencilerle ilgili bilgi düzeylerinin ve düşüncelerinin tespit edilmesidir. Çalışmada öğretmenlerin üstün yetenekli öğrencilerle ilgili bilgi düzeylerinin tespitinde araştırmacılar tarafından geliştirilen bir bilgi edinme formu kullanılmıştır. Bu form 139 ilkokul ve ortaokul öğretmeni tarafından cevaplanmıştır. Toplanan veriler ışığında elde edilen sonuçlar analiz edilmiştir. Neticede öğretmenlerin üstün yetenekli çocuklara yönelik uygulanan modeller ve programlardan haberdar olmadıkları, üstün yetenekli çocuklarla ilgili bilgilerinin yetersiz olduğunu düşündükleri, üstün yetenekli bir çocukla karşılaşmaları durumunda nasıl bir yol izlemeleri gerektiğini bilmedikleri, üstün yetenekli çocuklarla ilgilenen kurumlardan haberdar olmadıkları ve üstün yetenekli çocuklarla ilgili bir hizmet içi eğitimin gerekliliğine inandığı sonucuna ulaşılmıştır.

Anahtar Kelimeler. Üstün yetenekli öğrenciler, ilköğretim ve ortaöğretim öğretmenleri, öğretmen değerlendirmesi

 

General Perspectives about Gifted Students: Knowledge Levels of Teachers

 

Abstract: The aim of this study was the determination of knowledge level and thoughts of primary and secondary school teachers concerning gifted students. In the study for gathering data, a form developed by researchers was used. This form was answered by 139 primary and secondary school teachers. The obtained results in view of the data were analyzed. The conclusions obtained are as follows: Teachers don’t know anything about models and programs used for gifted students. They think that the knowledge of themselves about gifted students is insufficient. When they met a gifted student, they don’t know what kind of a line they should take. They don’t know the institutions interested in gifted students and they believe the necessity of in-service training concerning gifted students.

Keywords: Gifted students, primary and secondary school teachers, knowledge level of teachers.

 

Üstün yetenekliliğin evrensel olarak kabul edilmiş bir tanımı yoktur (Davis, Rimm ve Siegle, 2011). Pek çok araştırmacı ve eğitmen üstün yetenekliliğin yüksek zihinsel yetenekten çok daha fazlası olduğuna inanmaktadırlar ve onun aynı zamanda yaratıcılık, motivasyon, hafıza, zihinsel beceri, sosyal uyum ve estetik duyarlılığı da içerdiğini düşünmektedirler. Üstün yetenekli öğrenciler birbirlerinden sadece boyut, şekil ve renk açısından farklılık göstermezler, aynı zamanda bilişsel ve dil yetenekleri, ilgileri, öğrenme stilleri, motivasyon ve enerji seviyeleri, kişilik, zihin sağlığı ve benlik kavramı, alışkanlık ve davranış, özgeçmiş ve deneyim ile eğitimsel ihtiyaçları bakımından farklılık göstermektedirler (Davis, Rimm ve Siegle, 2011).

Bir öğretmen, içeriği öğretmekten sorumlu değildir. Bir öğretmenin sorumluluğu öğretirken aynı zamanda öğrencilerin her gün yeni bir şey öğrendiklerinden de emin olmaktır. Üstün yetenekli çocuklar her zaman öğretilmesi planlanan şeylerin çoğunu bilirler ve akranlarına nazaran çok daha kısa sürede yeni bir takım şeyleri öğrenebilirler (Winebrenner, 2001). Öğretmen, bir yandan bilgi, beceri ve tutumları ile eğitim sürecine kalite kazandırırken diğer yandan da uyguladığı yöntem, teknik ve stratejilerle eğitim programında yer alan davranışların öğrenciler tarafından kazanılmasında önemli bir rol oynayarak öğrenci niteliklerinin artmasını sağlamaktadır (Dağlıoğlu, 2010).

Üstün yetenekli çocuklar, potansiyel olarak akranlarından öğrenme hızı, öğrenme derinliği ve sahip oldukları ilgiler bakımından farklılık gösterirler. Bu sebeple de bu çocuklara iyi bir eğitim verebilmek için hangi kademede olursa olsun öğretmenlerin öncelikle bu çocuklara ilişkin temel bilgilere sahip olması gerekmektedir (Dağlıoğlu, 2010). Hansen ve Feldhusen (1994)’ın yaptıkları çalışmada üstün yeteneklilerin eğitimi konusunda eğitim görmüş öğretmenlerin üstün yetenekli eğitimi konusunda eğitim görmeyen öğretmenlere nazaran daha ileri öğretim becerileri gösterdiği ve daha olumlu bir sınıf atmosferi geliştirdiği sonucuna ulaşılmıştır. Üstün yetenekliler ve onların eğitimleriyle ilgili öğretmenler için bir hizmet içi eğitimin yanı sıra öğretmen adayları için de hizmet öncesi eğitime ihtiyaç duyulmaktadır (Copenhaver ve McIntyre, 1992).

Öğretmenlerin çoğunluğunun özel eğitimle ilgili yeterli bilgiye sahip olmadıkları ve özel gereksinimli çocukların eğitimini desteklemek yönünde yetersiz kaldıkları ile ilgili bulgulara ulaşılmaktadır (Altun ve Gülben, 2009). Gökdere ve Ayvacı (2004)’nın yaptıkları araştırmada sınıf öğretmenlerinin üstün yeteneklilerin özellikleri ile ilgili yeterli bilgi seviyesine sahip olmadıkları sonucuna ulaşılmıştır. Bu bilgi eksikliğinin üstün yetenekli öğrencilerin eğitim sürecini olumsuz etkilememesi için hem hizmet öncesi hem de hizmet içi eğitim sürecinde bu konu üzerinde önemle durulması gerektiği savunulmaktadır. Öğretmenlerin üstün yeteneklilik kavramıyla, üstün yeteneklilerin tanılanma süreciyle ve üstün yeteneklilere yönelik eğitimsel stratejilerle ilgili yeterli bilgileye sahip olmadıkları sonucuna ulaşılmıştır (Maia-Pinto ve Fleith (2002), Akar ve Akar (2012)).  Gear (1978)’ın yaptığı çalışmada uygun eğitim verilen öğretmenlerin, eğitim verilmeyen öğretmenlerle kıyaslandığında üstün yetenekli çocukları yönlendirmede çok daha etkili oldukları sonucuna ulaşılmıştır.

 

Araştırmanın Amacı

 

Bu araştırmanın amacı ilkokul ve ortaokullarda görev yapmakta olan öğretmenlerin üstün yetenekli çocuklara yönelik uygulanan modeller, üstün yetenekli çocuklarla karşılaşmaları durumunda nasıl bir yol izlemeleri gerektiği ve üstün yetenekli çocuklarla ilgilenen kurumlar konusundaki bilgi düzeyleri ile üstün yetenekli çocuklarla ilgili bilgilerini yeterli bulup bulmadıkları ve üstün yetenekli çocukların eğitimiyle ilgili bir hizmet içi eğitimin gerekliliği konusundaki düşüncelerini tespit etmektir. Türkiye’nin 7 farklı bölgesinde görev yapan ilkokul ve ortaokul öğretmenlerinin üstün yetenekli öğrencilerle ilgili bilgi düzeylerini ve düşüncelerini tespit etmeye yönelik olması sebebiyle çalışma önem taşımaktadır. Üstün yetenekli öğrencilerin eğitimsel ihtiyaçlarının karşılanmasının ne kadar önemli olduğu ve bu durumda da özellikle öğretmenlere büyük bir sorumluluk düştüğü göz önünde bulundurulduğunda böyle bir çalışmanın hem üstün yetenekli öğrencilerin eğitimine hem de öğretmenlerin gelişimine ışık tutacağı düşünülmektedir. Araştırmanın problem cümlesi şu şekilde ifade edilebilir: İlkokul ve ortaokul öğretmenlerinin üstün yetenekli öğrencilerle ilgili bilgi düzeyleri ve düşünceleri ne durumdadır?

Araştırmanın alt problemleri şöyle sıralanmaktadır:

  • Öğretmenler, üstün yetenekli çocuklara yönelik uygulanan modeller ve programlardan haberdar mı?
  • Öğretmenler, üstün yetenekli çocuklarla ilgili bilgilerini yeterli buluyorlar mı?
  • Öğretmenler, üstün yetenekli bir çocukla karşılaşmaları durumunda nasıl bir yol izlemeleri gerektiğini biliyorlar mı?
  • Öğretmenler, üstün yetenekli çocuklarla ilgilenen kurumlardan haberdar mı?
  • Öğretmenler, üstün yetenekli çocukların eğitimiyle ilgili bir hizmet içi eğitimin gerekli olduğunu düşünüyorlar mı?

 

Yöntem

Öğretmenlerin üstün yetenekli öğrencilerle ilgili bilgi düzeylerini ve düşüncelerini tespit etmeye yönelik olan bu araştırma betimleyici bir çalışmadır. Araştırma 2011-2012 eğitim-öğretim yılının bahar yarıyılında gerçekleştirilmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden faydalanılmıştır. Çalışmaya Türkiye’nin 7 farklı bölgesindeki 11 ildeki 23 farklı ilköğretim okulunda görev yapmakta toplam 139 öğretmen katılmıştır. Öğretmenler 13 farklı branşta görev yapmaktadır. Çalışmaya katılan öğretmenler seçilirken araştırmacıların ulaşım kolaylığının olması ön plandadır. Çalışma grubundaki öğretmenlerin 78’i (%56.11) kadın ve 61’i (%43.89) erkektir.

Çalışmanın verileri araştırmacılar tarafından hazırlanan üstün yetenekli çocuklarla ilgili bilgi edinme formu kullanılarak toplanmıştır. Bu formda öğretmenlerin demografik bilgilerini (branş, cinsiyet ve hizmet yılı), üstün yetenekli çocuklarla ilgili görüşlerini ve üstün yetenekli çocuklarla ilgili bilgi düzeylerini tespit etmeye yönelik sorular bulunmaktadır. Bu araştırma kapsamında öğretmenlerin üstün yetenekli çocuklarla ilgili bilgi düzeylerini tespit etmeye yönelik sorular göz önünde bulundurulmuştur. Araştırmada kullanılan açık uçlu sorular için literatür taraması yapılmış, sonrasında bu sorular bir havuzda toplanmıştır. Çalışmanın amacına yönelik olan sorular forma konulmuş ve formun ilk hali oluşturulmuştur. Veri toplama aracının kapsam geçerliği için Eğitim Fakültesi’nde görev yapmakta olan alanda uzman iki öğretim üyesinin görüşüne başvurulmuştur. Uzman görüşü doğrultusunda gerekli değişiklikler yapılan üstün yetenekli çocuklarla ilgili bilgi edinme formu pilot olarak 7 öğretmene uygulanmıştır. Pilot çalışma sonrasında forma son hali verilerek öğretmenlere uygulamak için hazır hale gelmiştir. Araştırmaya katılmış olan katılımcılara beş açık uçlu sorudan oluşan bir form uygulanmıştır. Bu sorular şunlardır:

  • Üstün yetenekli çocuklara yönelik uygulanan modeller ve programlarla ilgili bilgileriniz nelerdir?
  • Üstün yetenekli olan çocuklarla ilgili bilgilerinizin yeterli olduğunu düşünüyor musunuz?
  • Üstün yetenekli bir öğrenciyle karşılaşmanız durumunda nasıl bir yol izlemeniz gerektiğini biliyor musunuz?
  • Üstün yetenekli çocuklarla ilgilenen kurumlar var mıdır? Bildiklerinizin isimleri nelerdir?
  • Üstün yetenekli çocukların eğitimiyle ilgili zorunlu bir hizmet içi eğitim kursu verilmesi gerektiğini düşünüyor musunuz?

Bilgi edinme formundan elde edilen veriler nitel olarak analiz edilmiştir. Nitel verilerin analizinde içerik analizi kullanılmış ve öğretmenlerin üstün yetenekli öğrencilerle ilgili bilgi düzeylerinin ve düşüncelerinin dağılımı belirlenmek üzere her bir açık uçlu soruyla ilgili frekans (f) ve yüzdeler (%) tablolaştırılarak verilmiş ve gerekli değerlendirmelerde bulunulmuştur. Ayrıca açık uçlu sorular nitel olarak da analiz edilerek, nitel verilerin analizinde içerik analizi kullanılmıştır.

 

Bulgular

Öğretmenlere uygulanan bilgi edinme formundan elde edilen veriler iki grupta incelenmiştir. İlk grupta elde edilen veriler öğretmenlerin üstün yetenekli öğrenciler hakkındaki görüşlerini ikinci grupta elde edilen veriler öğretmenlerin üstün yetenekli öğrenciler hakkındaki bilgilerini ortaya koymaktadır. Ancak bu araştırmada sadece öğretmenlerin üstün yetenekli çocuklarla ilgili bilgi düzeylerinin tespit edilmesi amaçlanmıştır.

Çalışmaya katılan öğretmenlere üstün yetenekli öğrencilere yönelik uygulanan modeller ve programlar ve üstün yetenekli öğrencilerle ilgilenen kurumlar ile ilgili bilgileri,  üstün yetenekli bir öğrenciyle karşılaşmaları durumunda nasıl bir yol izlemeleri gerektiğini bilip bilmedikleri, üstün yetenekli olan öğrencilerle ilgili bilgilerinin yeterli olduğunu düşünüp düşünmedikleri ve üstün yetenekli çocukların eğitimiyle ilgili bir hizmet içi eğitim kursunun verilmesi gerekliliğini düşünüp düşünmedikleri sorulmuştur. Toplanan veriler analiz edildiğinde elde edilen sonuçlar aşağıdaki tabloda verilmiştir.

 

Öğretmenlerin 130’u (93.53) üstün yetenekli öğrencilere yönelik uygulanan modeller ve programlarla ilgili bilgisinin olmadığını ifade etmiştir. 9 öğretmen (6.47) ise bu soruyu cevaplamamıştır. Öğretmenlerden 20’si (14.38) üstün yetenekli öğrencilerle ilgilenen kurumlarla ilgili bilgisinin olduğunu, 130’u (79.13) ise bu konuda bilgisinin olmadığını ifade etmiştir. 9 öğretmen (6.47) ise bu soruyu cevaplamamıştır. Üstün yetenekli öğrencilerle ilgilenen kurumlarla ilgili bilgisi olan öğretmenler ise bu soruya “Bilim Sanat Merkezleri, İstanbul Üniversitesi, TEVİTÖL, MENSA, Beyazıt Ford Otosan ilköğretim okulu, RAM” cevaplarını vermişlerdir.

Tabloda görüldüğü gibi araştırmaya katılan öğretmenlerin tamamı üstün yetenekli olan çocuklarla ilgili bilgilerinin yeterli olmadığını düşünmektedirler. Bu öğretmenlerden bazılarının cevapları aşağıda verilmiştir:

“Daha önce üstün yetenekli bir öğrencim oldu mu hiç bilmiyorum. Demek ki yeterli bilgiye sahip değilim.”

“Herhangi bir kurs veya seminer almadım.”

“Daha öğrenmem gereken şeyler var.”

“Bu konuda hiç araştırmam olmadı.”

“Üstün yetenekli çocuk dendiğinde sadece aklıma matematiği iyi olan öğrenci geliyor. Başka türden üstün yetenekli ne demek bilmiyorum. Böyle özellikte öğrencim de olsa tanıyamayabilirim.”

“Zaman bulamıyorum.”

Öğretmenlerden 17’si (12.23) üstün yetenekli bir öğrenciyle karşılaşması durumunda nasıl bir yol izlemesi gerektiğini bildiğini, 122’si (87.76) ise üstün yetenekli bir öğrenciyle karşılaşması durumunda nasıl bir yol izlemesi gerektiğini bilmediğini ifade etmiştir. Bu soruya evet cevabını veren öğretmenlere “İzlediğiniz yol nedir? Bize açıklar mısınız.” diye sorulduğunda genel olarak şu cevaplarla karşılaşılmıştır:

Onu rehberlik araştırma merkezine yönlendiririm.”

“Çocuğu Bilim ve Sanat merkezine yönlendiririm.”

“Velisiyle temasa geçip, bu çocuklara eğitim veren okullara yönlendiririm.”

“Rehber arkadaşımdan bu çocuklarla ilgili bilgi alırdım.”

“Çocuğun ailesiyle görüşme yaparak, ilgi ve yetenekleri doğrultusunda yönlendirmede bulunurum.”

Üstün yetenekli bir öğrenciyle karşılaşması durumunda nasıl bir yol izlemesi gerektiğini bilmediğini ifade eden öğretmenlere “Bilgi edinmek için ne gibi hizmetler sunulmasını önerirsiniz?” şeklinde sorulduğunda genel olarak şu tür cevaplarla karşılaşılmıştır:

“Okullarda bu konu ile ilgili seminerler verilebilir.”

“Bizi uyarıcı broşürler hazırlanabilir.”

“En azından muhatap olunacak kurum ya da kişiler bilinip yönlendirme yapılabilir.”

“İnternet ortamında okulların sitelerine bilgilendirici yazıların gönderilmesi gerekir.”

“Rehberlik servislerinin aracı olarak öğretmenleri bilgilendirmeleri gerekir.”

“Ne gibi hizmetler sunulabileceğini de bilmiyorum. Uzman kişilerden bilgi almak isterim.”

“Çocuklarla yapılan faaliyetler bizlere tanıtılabilir.”

“Kendi branşımda üstün yetenekli öğrenci için eğitim öğretim programını uygulamalı öğrenmek isterim.”

Öğretmenlerden 134’ü (96.40) üstün çocukların eğitimiyle ilgili zorunlu bir hizmet içi eğitim kursu verilmesinin gerekli olduğunu düşündüğünü, 5 öğretmen (3.60) ise böyle bir kursun verilmesini gerekli bulmadığını ifade etmiştir. Üstün yetenekli öğrencilerin eğitimiyle ilgili zorunlu bir hizmet içi eğitim kursu verilmesini gerekli bulmayanlar gerekçelerini şöyle ifade etmişlerdir:

“Milli Eğitimler de bu konuyla ilgili bir komisyon kurularak gerektiğinde yol gösterilebilir.”

“Herkese zorunlu bir kurs yerine, herkesin ihtiyaç duyduğu her zaman başvurup yardım alabileceği, uzmanla birebir görüşülüp öğrenciyle onu da görüştürebileceğimiz, tüm bunlar içinde ulaşılabilir bir yerde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı bir uzman ve bürosu olmalı.”

“Zorunlu olması gerekmez. İsteğe bağlı bir eğitim verilebilir.”

“Zorunlu olarak yapılan işler hem zamansız hem de amacına ulaşmayan bir iş olarak kalır.”

“Bizler normal bir öğretmeniz. Aynı sınıfta hem normal öğrencilere hem de üstün yetenekli öğrenci veya öğrencilere eğitim verme imkanı olamaz. Her iki gruba da yeterli ilgi ve alakayı gösteremeyiz, yeterli zamanı ayırma imkanımız olmaz. Üstün yetenekli çocuklar ayrı olarak özel eğitilmelidir. Öyle bir sınıf ortamının oluşması sınıf içi yarış ortamını oluşturacak, buda eğitim öğretimi olumlu etkileyecektir.”

Bir zorunlu hizmet içi eğitim kursunun verilmesini gerekli gören öğretmenlerin verdikleri cevapları şu şekilde genelleyebiliriz: Öğretmenler her ne kadar üstün yetenekli çocuklara yönelik eğitim almasalar ya da bu durumdaki çocuklara eğitim vermeseler de bu tarz bir durumla karşılaştıklarında ne yapmaları gerektiğini ve nasıl davranmaları gerektiğini bilmeleri açısından bir zorunlu hizmet içi eğitime tabii tutulmaları gerektiğini savunmaktadırlar. Böyle bir eğitimin üstün yetenekli öğrencileri fark edebilme ve yönlendirebilme için çok gerekli olduğunu, kaynaştırma öğrencileri için ayrı bir gayret sarfedilip zorunlu kursların verildiğini, dolayısıyla bu öğrenciler için de farklı eğitim yöntemlerinin belirlenip, bunlara yönelik hizmet içi eğitimler verilmesi gerektiğini düşünmektedirler. Ayrıca üstün yetenekli çocukları hatta özel eğitim gerektiren çocukları fark etmesi gerekenlerin öğretmenler olduğu ifade edilerek, bu öğrencileri fark etmenin, anlamanın, yardımcı olmanın bu konuda bir şey bilmeye bağlı olduğu düşünülmektedir. Bunun için de bilgilendirilmenin önemi vurgulanmaktadır. Bir yaptırımın olmasının da olayın ciddiyetini daha fazla ortaya çıkaracak olması sebebiyle önemli olduğu ve isteğe bağlı eğitimlerle bunların yürümeyeceği vurgulanmaktadır.

 

Sonuç ve Tartışma

Yapılan araştırma kapsamında üstün yetenekli öğrencilerle ilgili ilkokul ve ortaokul öğretmenlerinin bilgi düzeyini ve düşüncelerini saptamak amaçlanmıştır. Bu bağlamda da Türkiye’nin 7 bölgesindeki ilkokul ve ortaokul öğretmenlerinden ulaşım kolaylığı açısından 139 öğretmene hazırlanan bilgi edinme formu uygulanmıştır. Araştırma hem ilkokul, ortaokul ve lise öğretmenleriyle yapılmış olup, burada sadece ilkokul ve ortaokul öğretmenlerinin üstün yetenekli öğrencilerle ilgili bilgi düzeyleri ve düşüncelerinin tespitine yer verilmiştir.

Araştırma kapsamında öğretmenlerin 130’u (93.53) üstün yetenekli öğrencilere yönelik uygulanan modeller ve programlarla ilgili bilgisinin olmadığını ifade etmiştir. Öğretmenlerden 20’si (14.38) üstün yetenekli öğrencilerle ilgilenen kurumlarla ilgili bilgisinin olduğunu, 130’u (79.13) ise bu konuda bilgisinin olmadığını ifade etmiştir. Öğretmenlerin tamamı üstün yetenekli olan çocuklarla ilgili bilgilerinin yeterli olmadığını düşünmektedirler. Öğretmenlerden 17’si (12.23) üstün yetenekli bir öğrenciyle karşılaşması durumunda nasıl bir yol izlemesi gerektiğini bildiğini, 122’si (87.76) ise üstün yetenekli bir öğrenciyle karşılaşması durumunda nasıl bir yol izlemesi gerektiğini bilmediğini ifade etmiştir. Öğretmenlerden 134’ü (96.40) üstün çocukların eğitimiyle ilgili zorunlu bir hizmet içi eğitim kursu verilmesinin gerekli olduğunu düşündüğünü, 5 öğretmen (3.60) ise böyle bir kursun verilmesini gerekli bulmadığını ifade etmiştir.

Neticede ilkokul ve ortaokul öğretmenlerinin üstün yetenekli çocuklara yönelik uygulanan modeller ve programlardan haberdar olmadıkları, üstün yetenekli çocuklarla ilgili bilgilerinin yetersiz olduğunu düşündükleri, üstün yetenekli bir çocukla karşılaşmaları durumunda nasıl bir yol izlemeleri gerektiğini bilmedikleri, üstün yetenekli çocuklarla ilgilenen kurumlardan haberdar olmadıkları ve üstün yetenekli çocuklarla ilgili bir hizmet içi eğitimin gerekliliğine inandığı sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma bu sonuçlar bakımdan Gear (1978); Maia-Pinto ve Fleith (2002); Gökdere ve Ayvacı (2004); Altun ve Gülben (2009) ve Akar ve Akar (2012)’ın çalışmalarıyla paralellik göstermektedir.

Bu durum göstermektedir ki, öğretmenler üstün yetenekli çocukların eğitimine yönelik olarak dünyada yapılan çalışmalardan habersizdir. Daha da önemlisi üstün yetenekli bir çocuğu nasıl tanıyacağı ve bu çocukları hangi kurumlara yönlendireceği konusunda da bilgisizdir. Bir çocuk tanılama sürecinden geçse de öğretmenlerin bu tür çocukların eğitimsel ihtiyaçlarını branş bazında karşılayacak bir birikimleri de yok görünmektedir. Üstün yetenekli çocukların eğitiminde büyük rol oynayan öğretmenlerin çoğunluğunun da üstün yetenekli çocuklarla ilgili kendisini geliştirme safhasında sıkıntılar yaşadığı da görülmektedir. Öğretmenlerin üstün yetenekli öğrencilerin eğitimleriyle alakalı bir hizmet içi eğitim almayı ancak böyle öğrencilerle karşılaşıldığında yapılması gerekli bir işmiş gibi gördükleri sonucuna da ulaşılmaktadır. Ancak üstün yetenekli bir çocuğun tanılanma safhasında da en önemli sorumluluğu üstlenen öğretmenlerin her durumda hazırlıklı olmaları, gerektiğinde üstün yetenekli öğrencileri ve ailelerini uygun yerlere yönlendirebilmeleri ve daima kendilerini hem üstün hem de normal seviyedeki öğrencilerine eğitim verme konusunda geliştirmeleri ve yenilemeleri gerekmektedir. 

Diğer Makaleler
Anaokulu Müdürlerinin Etkili Liderlik Özelliklerine Sahip Olma Düzeyleri
Bir Kamu Hizmeti Olarak Okul Yönetimi
Okullardaki Formal Yapı ve Bireysel Davranışlar Arasındaki İlişkiler Üzerine Bir Derleme Çalışması
Meslek Yüksekokulunda Limit, Türev, İntegral Konuları Üzerine Bir Vaka Araştırması
Üstün Yetenekli Öğrencilere Genel Bir Bakış: Öğretmen Değerlendirmesi
 
 
11 /
Şubat
Anaokulu Müdürlerinin Etkili Liderlik Özelliklerine Sahip Olma Düzeyleri
Bu çalışma, ilköğretim okulu ve anaokullarında görev yapan okul öncesi öğretmenlerinin...
11 /
Şubat
Bir Kamu Hizmeti Olarak Okul Yönetimi
Bir kamu hizmeti olan okul yönetimine toplumsal katılımı sağlamak ve böylece okulun işleyişinde okul yakın çevresinin beklentilerini...
10 /
Şubat
Okullardaki Formal Yapı ve Bireysel Davranışlar Arasındaki İlişkiler Üzerine Bir Derleme Çalışması
Örgütlerde resmi yapı ve bireysel davranışlar arasındaki...
18 /
Mart
Meslek Yüksekokulunda Limit, Türev, İntegral Konuları Üzerine Bir Vaka Araştırması
Araştırma meslek yüksekokulu birinci sınıf öğrencilerinin matematik dersindeki limit, türev ve integral konuları içinde sorun...
18 /
Mart
Üstün Yetenekli Öğrencilere Genel Bir Bakış: Öğretmen Değerlendirmesi
Yapılan çalışmanın amacı Türkiye?deki ilkokul ve ortaokullarda...